Kimim Ben?

Sürekli içinde olduğum ruh hali.

Aslında uzun süredir, anonim olmayan biriydim. Blogun eski takipçileri az çok kim ve ne olduğumu bilirler. Ama çeşitli nedenlerle anonim olmayı seçtim. Kendinden ve hayatından rahatça, korkusuz bahsedebilmek ve istediğin kişi olabilme imkanı çok cazip geldi. Keşke en başından itibaren anonim olsaydım çok daha rahat bir şekilde daha derin mevzuları konuşuyor olurduk burada. 
20 yaşındayım, hayatınız da görebileceğiniz en tembel ve en obur insanlardan biriyim. Mahlasımdan da anlayabileceğiniz gibi su samurları en sevdiğim hayvanlar olur ve ölünce su samuru olarak tekrar dünyaya geleceğimi düşünüyorum. Ruh ikizim olduğunu düşündüğüm 3 kişi var birisi şimdi söylediğim su samurları, birisi Girls dizisinin baş karakteri nevrotik Hannah Horvath, diğeriyse Please Like Me dizisinin Josh'u. Hannah'nın herkesten nefret eden ama insanlara olan bitmek bilmeyen bağımlılığı, Josh'un ise insanların duygularını umursamayan tavırları ama her zaman arkadaşlarının yanında olması gibi, bu iki karakterin çeşitli ruh halleri tam beni yansıtıyor. Beni tanımayan insanlar dışarıdan çok soğuk, ters ve sessiz bir insan olduğumu düşünür; daha doğrusu düşünüyormuş. Hatta birisi selam versem tersleyecek gibi bir havası var demiş, yakın arkadaşıma. Çünkü sadece sevdiğim ve kendime yakın hissettiğimi insanlar yanında rahat ve kendim olabiliyorum. İnsanların hakkımda ne düşündüğünü umursuyorum ama, kendim olmaktan pek vazgeçemiyorum.
İstediğim özgüven.

Köyde okunan bir ilkokuldan sonra memleketimde ortaokul okumaya başladım. Liseyi ise yatılı olarak ailemden uzakta bir şehirde okudum. Şimdi yine ailemden uzak Anadolu'nun pek güzide olmayan bir şehrinde tıp okuyorum, istediğim bir bölüm değil ama özellikle istediğim bir bölümde yok(kendini kandırıyor). Her gece başımı yatağa koyup uyumadan önce İstanbul'a & New York'a kaçma planları yapıyorum. Başarılı bir eğitim hayatı geçirdim ama bu başarıyı üniversitede pek devam ettiremiyorum. 
Yalnız yaşıyorum, yalnızlığı sürekli tadıyorum. Eskiden kalabalık ve sevdiğim insanlarla çevrili bir sosyal çevredeydim ama üniversite beni değiştirdi, değiştikçe de insanlar yanımdan bir bir gitti. Bazılarını ben ittim kendimden bazıları ise kendi seçti uzaklaşmayı. Hayatım boyunca yanımda olacağını hissettiğim ve yanımda olmasını istediğim canım bir arkadaşım var. 7/24 soluksuz konuştuğum-mesajlaştığım ama maalesef çok az görebildiğim bir kuzenim var, kendisi pek bilmese de benim için çok özel bir insandır, sadece onun yanında tamamen kendim olabiliyorum. Sürekli kavga edip küstüğüm ablamı, benden büyük beklentiler olan annemi ve aramızın sürekli limoni olduğu babamı saymaz isek tüm sosyal çevrem bu iki insandan oluşuyor. 
Dizilerle yatıp dizilerle kalkıyorum, HIMYM ile başladığım bu yolculuğun sonunu bir türlü göremedim ve görmeye de niyetim yok. Şu linkten izlediğim tüm dizilere ulaşabilirsiniz. Bağımsız filmleri izlemeyi seviyorum, arada sevdiğim oyuncular içinde yer alıyorsa Hollywood filmlerine de bakıyorum. Öneren olursa güzel animeleri izliyorum, kitaplar ise elektrik yokken ya da yolculuklarda bana eşlik eden kötü gün dostlarım.
Kısaca hayatım ve ben böyleyim. Beni her izlediğimde neşelendiren dizilerim, hüzünlendiren filmlerim var, bir kaç tane şarkı var her zaman dinlemek istediğim, elimden bırakamadığım kitaplar var bana yaşayan her şeyden yakın, sevdiğim bir kaç insan var yanımdan ayırmak istemediğim. Böyleyim kısaca, çok da kötü olmasam gerek.